<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mirc Sohbet Chat TurkChat &#187; Haber</title>
	<atom:link href="http://www.mircsohbetchat.com/sohbet/haber/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mircsohbetchat.com</link>
	<description>Turk Mirc Chat Sohbet Mirc Portali</description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Nov 2011 21:05:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Türklerin ençok kullandığı şifreler</title>
		<link>http://www.mircsohbetchat.com/turklerin-encok-kullandigi-sifreler.html</link>
		<comments>http://www.mircsohbetchat.com/turklerin-encok-kullandigi-sifreler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 03:10:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircsohbetchat.com/?p=356</guid>
		<description><![CDATA[Türklerin ençok kullandığı şifreler - - İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Ege Üniversitesi araştırmacılarının &#8221;Türk Kullanıcılarının Parola Seçimindeki Eğilimleri&#8221; adlı çalışması şifre alışkanlıklarımızı gözler önüne serdi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi İlker Korkmaz, Ege Üniversitesi Uluslararası Bilgisayar Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Dalkılıç ile birlikte hazırladıkları &#8221;Türk Kullanıcıların Parola Seçimleri&#8221; isimli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türklerin ençok kullandığı şifreler</p>
<p>-<br />
- İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Ege Üniversitesi araştırmacılarının &#8221;Türk Kullanıcılarının Parola Seçimindeki Eğilimleri&#8221; adlı çalışması şifre alışkanlıklarımızı gözler önüne serdi.</p>
<p>İzmir Ekonomi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi İlker Korkmaz, Ege Üniversitesi Uluslararası Bilgisayar Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Dalkılıç ile birlikte hazırladıkları &#8221;Türk Kullanıcıların Parola Seçimleri&#8221; isimli araştırma sonuçlarına ilişkin bilgi verdi.</p>
<p>Parola seçiminde, kullanıcıların genelde hatırlanması kolay ve kısa parolalar seçtiklerinin bilinen bir yöntem olduğunu belirten Korkmaz, bu tür parolaların bilgisayar korsanları için kolay hedef olduğunu ve tek bir &#8221;zayıf&#8221; kullanıcı parolasının bile tüm sistemin güvenliğini tehlikeye düşürebildiğini vurguladı.</p>
<p>Korkmaz, akademik çalışmalarında, güvenilir kaynaklardan elde ettikleri ve bir sistemde kullanılan 2564 gerçek Türkçe parolayı seçtiklerini ve çeşitli yöntemlerle bilimsel veriler kullanılarak &#8221;şifreleri kırmaya&#8221; çalıştıklarını anlattı.</p>
<p>İlker Korkmaz, bu parolaların gizlilik nedeniyle araştırma kapsamı dışında hiçbir şekilde kullanılmadığını bildirdi.</p>
<p>Çalışmanın ilk bir aylık sürecinde tüm parolaların yüzde 30&#8242;una karşılık gelen 777&#8242;sinin tahmin edilebilir özellikte olduğunun belirlendiğini ifade eden Korkmaz, denenen parolaların yüzde 5&#8242;inin beş dakika içinde, yüzde 10&#8242;unun da ilk gün içinde tahmin edilebildiğini kaydetti.</p>
<p>İlker Korkmaz, 2 ve 3 karakterden oluşan tüm şifrelerin kırılabildiğine işaret ederek, 4 karakterli parolaların yüzde 96&#8242;sının, 5 karakterlilerin yüzde 42&#8242;sinin, 6 karakterlilerin yüzde 31&#8242;inin, 7 karakterlilerin yüzde 4&#8242;ünün, 8 karakterlilerin yüzde 2&#8242;sinin kırılabildiğini bildirdi.</p>
<p>&#8221;Güçlü&#8221; parola nitelikleri şöyle sıralanıyor:</p>
<p>&#8221;Parolanın içerdiği karakterlerde en az 1 rakam ve en az 1 büyük harf olacak şekilde, parolada hem sayısal, hem de alfabetik karakterler birlikte kullanılmalı.</p>
<p>Parolada, en az 1 harf veya rakam olmayan noktalama işareti gibi özel bir karakter içermeli.</p>
<p>Kullanıcıların yalnız kendi alfabelerinde yer alan harflerden en az birini kullanması şifrenin kırılma olasılığını düşürüyor. (Türk kullanıcılar için, &#8216;ç,ğ,ı,ö,ş,ü&#8217; karakterleri gibi.)&#8221; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircsohbetchat.com/turklerin-encok-kullandigi-sifreler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler öğretim üyesi Doç. Dr. Nimet Beriker</title>
		<link>http://www.mircsohbetchat.com/sabanci-universitesi-sanat-ve-sosyal-bilimler-ogretim-uyesi-doc-dr-nimet-beriker.html</link>
		<comments>http://www.mircsohbetchat.com/sabanci-universitesi-sanat-ve-sosyal-bilimler-ogretim-uyesi-doc-dr-nimet-beriker.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 20:33:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Bireylerin barış ve uzlaşma konuları]]></category>
		<category><![CDATA[mikro süreçl]]></category>
		<category><![CDATA[Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler]]></category>
		<category><![CDATA[Sabancı Universitesi Uyuşmazlık Analizi ve Çözümü Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Uygun buluşma formatları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircsohbetchat.com/sabanci-universitesi-sanat-ve-sosyal-bilimler-ogretim-uyesi-doc-dr-nimet-beriker.html</guid>
		<description><![CDATA[Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler öğretim üyesi Doç. Dr. Nimet Beriker, açılımın iki ana meşru aktörü olarak gördüğü AK Parti ve DTP’nin şu 45 soruya yanıt vermesi gerektiğini savunuyor: Sabancı Universitesi Uyuşmazlık Analizi ve Çözümü Programı’nda görevli Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler öğretim üyesi Doç. Dr. Nimet Beriker’in Radikal Gazetesi yorum sayfasında yayınlanan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler öğretim üyesi Doç. Dr. Nimet Beriker, açılımın iki ana meşru aktörü olarak gördüğü AK Parti ve DTP’nin şu 45 soruya yanıt vermesi gerektiğini savunuyor:</p>
<p>Sabancı Universitesi Uyuşmazlık Analizi ve Çözümü Programı’nda görevli Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler öğretim üyesi Doç. Dr. Nimet Beriker’in Radikal Gazetesi yorum sayfasında yayınlanan makalesinde açılımlarla ilgili yonutlanması istenen 45 soru yer alıyor.</p>
<p>Beriker’e göre uzlaşma ve barışma süreci, çatışmanın yıllar içinde ortaya çıkardığı başka bir sürü meseleyi, aktörü, süreci de kapsamak zorunda.</p>
<p>İşte o makale:</p>
<p>Açılımda yanıtlanacak 45 soru</p>
<p>Kürt açılımı, demokratik açılım, veya milli birlik projesi, adı ne olursa olsun, Kürt meselesine kalıcı çözüm arayışı bu yeni şekliyle Türkiye’de bir ilk.</p>
<p>Açılım süreci iktidar partisinin DTP’nin mecliste olmasını ‘nihayet’ fırsat olarak algılaması, ve özellikle uluslararası ve bölgesel koşulların da olgunlaşması ile hızlı bir şekilde Türkiye’nin siyasi gündemine girdi. Toplumsal barışın sağlanması, Kürt sorunu gibi uzun soluklu çatışmalarda, düşünüldüğünden çok daha karmaşık, meşakkatli ve hassas bir sürece karşılık geliyor. Zira, bu tür sorunlarda,  sosyal mutabakat, sadece çatışmayı ortaya çıkaran koşulların ve bugünlere gelinmesine neden olan sürecin geriye sarılması ile mümkün değil.</p>
<p>Uzlaşma ve barışma süreci, çatışmanın yıllar içinde ortaya çıkardığı başka bir sürü meseleyi, aktörü, süreci de kapsamak zorunda. Şu haliyle açılımın iki ana meşru aktörü AKP ve DTP olarak görünüyor. Süreç tabii ki bu iki aktörün dışındaki siyasi aktörleri, güvenlik güçlerini sivil toplum kuruluşlarını, iş çevresi, medyayı, sanatçıları akademisyenleri, yerel yönetim, cemaat liderlerini kısaca toplumun her kesimini ilgilendiriyor.</p>
<p>Irak’ı, Kürt diyasporasını, PKK’yı, İran’ı AB’ yi, ABD’ yi de bu denkleme katmak gerek.</p>
<p>Aşağıdaki sorular barış sürecinin karmaşık yapısına dikkati çekmek için, AKP ve DTP yetkililerinin ayrı ayrı (veya birlike) cevaplayabilmeleri ve hazırlıklarında bu konuları da göz önünde tutmaları beklentisi ile hazırlanmış bir çeşit farkındalık listesi.</p>
<p>Sorular, özellikle, kamuoyunda ağırlıklı olarak tartışılan yasal ve yapısal arka plan ve güvenlikle ilgili konulara değil, sürecin değişken yapısına, grup ve birey bazında etkileşim dinamiklerine odaklanıyor.</p>
<p>Değişken koşullar ve çözüm süreci (sosyal, toplumsal düzey)</p>
<p>1. Siyasi, ekonomik, ve yasal tedbirleri içeren, yukardan aşağıya sürdürülen, genel bir siyaset girişimi mi, yoksa sokaktaki insanın da kendi kaynaklarını sürece aktarabildiği aşağıdan yukarıya uzanan toplumsal bir etkileşim süreci mi?  İkisi de mi?</p>
<p>2. Değişken koşulları, dinamik ortamı değerlendirmek ve yönlendirmek üzere ön hazırlıklar mevcut mu? Siyasi iç koşullar bu açılımı destekleyecek yönde mi? Ergenekon davası, parti kapatma, yaklaşan seçimler, kriz, diğer açılım süreçleri Kürt açılımını nasıl etkiler?</p>
<p>3. Takvim gerekiyor mu? Ucu açık bir süreç mi? Taraflar bu konuda hemfikir mi?</p>
<p>4. Bu yönde kamuoyu desteği mevcut mu? Kamu oyunda baskın eğilimler neler? Bu eğilimleri ifade etmek için kullandıkları dil ve araçlar nedir?</p>
<p>5. Günlük siyaset yapma dili ile barış süreci yönetilebilir mi?</p>
<p>6. Toplumun değişik kesimlerinde ortaya çıkan ‘soysal çatışma’ eğilimi için ne tür önlemler düşünülüyor? Burada ortak tavır, hareket için taraflar bir araya gelecekler mi?</p>
<p>7. Karşılıklı alınan güven arttırıcı önlemler neler? Bu konuda ortak bir çalışma yapıldı mı? Cevap hayır ise, nerede ve ne zaman yapılacak?</p>
<p>8. Bu girişimde şeffaflık/gizlilik oranı nedir?</p>
<p>9. Medyanın ve sivil toplum örgütlerinin, sanatçıların, iş dünyasının, cemaat liderlerinin, akademisyenlerin, kadın hareketlerinin bu girişime katkısı ne olur?</p>
<p>10. Bu paydaşlar arasında ve içinde ortak karar alma ve hareket etme geleneği var mı? Bu yetkinliği oluşturmak için hangi kişi, süreç ve bilgiye ihtiyaç var ?</p>
<p>11. Konuyla ilgili daha önce var olan girişimler (örn. aydınlar grubu) sürece nasıl dahil edilecek?</p>
<p>12. Çatışmanın yarattığı yeni olgular, uyuşturucu, fuhuş, göç, haraç, köy korucuları, akaryakıt kaçakçılığı, para aklama mekanizmaları, topluma yayılan şiddet kültürü, farklılıklara tahammülsüzlük, kadın haklarındaki gerileme ve gençlik sorunları ile nasıl ele alınacak?</p>
<p>13. Bu sürece doğrudan veya dolaylı müdahil olan üçüncü taraflar, aracılar (yerel, bölgesel, uluslar arası) kimler? 14. Üçüncü taraflar (yerel, bölgesel ve uluslararası) hangi amaçlarla bu denklemin içinde bulunmakta. Gidişatın dinamiğini değiştirme güçleri neler? Onlarla olan ilişkileri kim hangi yönde etkiliyor?</p>
<p>15. Hangi bölgesel, uluslararası, gelişmeler bu süreci destekler/köstekler?</p>
<p>16. Tarafların elde etmek istedikleri en iyi sonuç nedir? Somut ve soyut sonuçlar ne olabilir?</p>
<p>17. Tarafların razı olacakları en iyi sonuçlar nedir?</p>
<p>18. Bu süreç yürümezse tarafların ellerindeki en iyi alternatif oyun planı nedir? Bu alternatifin maliyeti nedir?</p>
<p>Taraflar arası/içi etkileşimler (grup ve örgüt düzeyi)</p>
<p>19. Taraflar arasındaki güç dengeleri ne durumda? Sorunların barışcıl çözümü için gerekli bilgi, beceri, tecrübe, siyaset üretme yetkinliği nasıl bir dağılım gösteriyor?</p>
<p>20. Açılımın aksak gitmemesi ve yolda kalmaması için daha donanımlı ve tecrübeli taraf kaynakları daha az olan kesimlere (karşı taraf olmalarına rağmen) yol, yöntem, bilgi<br />
(güç) aktarımında bulunacak mı? Cevap evetse, bu doğrudan yapılamayacağına göre bu rolü hangi üçüncü taraflar üstlenecek?</p>
<p>21. Bu girişimler sadece yapısal özellikler mi gösterecek (siyasi haklar, demokratikleşme hukuki düzenlemeler iktisadi önlemler) ilişkisel boyut da (algılar, önyargılar, güven vb. ile ilgili girişimler) göz önüne alınacak mı?</p>
<p>22. Taraflar kendi içlerindeki radikal gruplarla nasıl bir ilişki yöntemini benimseyecekler? Bu kesimleri<br />
kazanmak için ne yapılabilir? Hangi uçlar uç olarak kalabilir?</p>
<p>23. Süreci baltalama girişiminde bulunacak kesimler kimler? Hangi istenmeyen olaylar öngörülebilir bunlarla ilgili ne tür önlemler alınmalı?</p>
<p>24. Süreci bozacak gelişmelerle baş etmek için taraflar kendi uçlarına en yakın kesimlerinden (örneğin dağdan inenlerden, şehit yakınlarından) yardım alabilecekler mi?</p>
<p>25. Çatışmanın tavan yaptığı dönemlerde ister istemez yok olan ılımlı aktörler, gruplar nasıl tekrar oyuna dahil olacaklar? Ilımlı aktörler hangi yapıcı rolleri üstlenebilir?</p>
<p>İletişim, örgütlenme</p>
<p>26. Konuyla ilgili bilgi ve tecrübe transferleri hangi iç ve dış kaynaklardan sağlanacak? ‘Benchmarking’- örnek uzlaşma vakalarının değerlendirmesi yapılacak mı?</p>
<p>27. Taraflar arasında aynı meclis çatısını paylaşma dışında gerektiğinde birlikte çalışma kültürü, bilgeliği ve<br />
mekanizmaları var mı?</p>
<p>28. Bu süreç kaç kulvardan yürütülecek? Örgütsel, yerel, bölgesel, uluslararası düzlemlerin birbirleri ile olan ilişkileri, ve bunlar arasında koordinasyon kimler tarafından sağlanacak?</p>
<p>29. Örgütsel, yerel, bölgesel ve uluslararası düzlemlerin her birinde kişi, grup ve toplumsal düzeylerde alınması gereken önlemler, girişimler neler?</p>
<p>30. Konuyla ilgili açıklama yapma yetkisi kime/kimlere verildi? Nasıl bir organizasyon şeması ve iş bölümü yapıldı? Her grubun, gerektiğinde manevra kabiliyetini, arttıracak iyi adamı ve kötü adamı kim.</p>
<p>31. Bilgi akışı nasıl sağlanacak? Bilgi, görüş, olay karmaşasında karışan kafaları toparlamak, temel bakış açılarını ve ön kabulleri hatırlatmak, dağılan perspektifleri hem toplumsal hem de bireyler özelinde yeniden resmetmek görevi kime düşecek?</p>
<p>32. Kurumlar arası ilişkileri kim koordine edecek?</p>
<p>33. Bilgi kirliliği ve çarpıtılması durumunda devreye sokulacak mekanizmalar neler?</p>
<p>Psikolojik ve teknik arka plan (birey genelinde)</p>
<p>34. Bu açılımın psikolojik alt yapısı nasıl oluşturulacak? Olumlu, yapıcı bütüncül bir psikolojik ortaklık yaratabilmek için nasıl bir dilin egemen olması gerekir?</p>
<p>35. Böyle bir ortaklığın yaratılması şiddet dilinin her safhada hakim olduğu bir sosyal dokuda olası mı? Buradaki dönüşümün  dilin ve onunla gelecek olan duygu, düşünce, muhakeme, davranış, ve kuralları oluşturmak için hangi süreçler/aktörler devreye girmelidir?</p>
<p>36. Bireyleri esas alan adımlar ne olacak? Kin, nefret, yok etme, zulüm çekme, bedel ödetme, travma, ön yargılar, kalıp değerler, ötekileştirme, algının seçiciliği, olumsuz genellemeler, suçlama, kurban psikolojisi gibi duygular/olgular nasıl ele alınacak? Biz ve onlar ikilemi ile kurgulanan dünyalar hangi ortak paydalarda buluşacak?</p>
<p>37. Bireylerin barış ve uzlaşma konularında zaten var olan, henüz yitirilmemiş ortak değerleri, kültürleri neler?</p>
<p>38. Bireyler acılarını, hayal kırıklılıklarını, nasıl, nerede, hangi araçlarla, kime  ifade edecekler?</p>
<p>39. Bu sürece destek verecek insan kaynağı nedir? Yeteri kadar yetkin soysal hizmet görevlisi, psikolog, psikiyatrist, çatışma çözümü uzmanı, yerel şifa dağıtıcılar kimler?</p>
<p>40. Sorun paylaşım atölyeleri, önyargı farkındalığı çalıştayları, öncelikleri belirleme çalışmaları, ortak karar alma becerileri, sorun çözme grupları, proje eksenli ortaklıklar gibi süreçler katkı sağlar mı? Bunların yaygın ve etkin kullanımı nasıl gerçekleşir?</p>
<p>41. Uygun buluşma formatlarını değerlendirecek ve bu görüşmelerdeki  mikro süreçleri yönetecek uzman kolaylaştırıcı, arabulucu, süreç tasarım uzmanları mevcut mu?</p>
<p>42. Tarafların bir araya gelebileceği  fiziksel altyapı (salon, toplantı mekanı) var mı? Hangi kurumlar (sivil toplum kuruluşları, üniversite, yerel yönetim) bu olanakları sunabilir?</p>
<p>43. Memleketi satma/düşmanla  işbirliği suçlamalarına karşı geliştirilecek söylemler neler?</p>
<p>44. Savunmacı ve saldırgan güdüden çıkıp ilkesel duruşlar sergileyebilmek için grup liderlerine ne görevler düşüyor?<br />
45. Zamanın ruhunun akışkanlığı ile ideolojik duruşların durağanlığı arasındaki temel çelişkiler nasıl aşılacak?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircsohbetchat.com/sabanci-universitesi-sanat-ve-sosyal-bilimler-ogretim-uyesi-doc-dr-nimet-beriker.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek Askeri Şuranın YAŞ 2009 Kış Toplantısı</title>
		<link>http://www.mircsohbetchat.com/yuksek-askeri-suranin-yas-2009-kis-toplantisi.html</link>
		<comments>http://www.mircsohbetchat.com/yuksek-askeri-suranin-yas-2009-kis-toplantisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 20:28:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Çakmak Salonu]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı Gül'e sunulacak]]></category>
		<category><![CDATA[Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği]]></category>
		<category><![CDATA[Şura'da alınan kararlar]]></category>
		<category><![CDATA[Şura'nın bu yılki ikinci olağan toplantısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircsohbetchat.com/yuksek-askeri-suranin-yas-2009-kis-toplantisi.html</guid>
		<description><![CDATA[Yüksek Askeri Şura’nın (YAŞ) 2009 Kış Toplantısı, İrtica ile Mücadele Eylem Planı’yla ilgili soru işaretleri henüz giderilmeden, bugün yapılacak. Kritik geçecek toplantıya son ihbar mektupları damgasını vuracak. Yüksek Askeri Şura, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Genelkurmay Başkanlığı Karargahında toplandı. Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanlığı Karargahına gelişinde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ tarafından törenle karşılandı. Şura’nın bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek Askeri Şura’nın (YAŞ) 2009 Kış Toplantısı, İrtica ile Mücadele Eylem Planı’yla ilgili soru işaretleri henüz giderilmeden, bugün yapılacak. Kritik geçecek toplantıya son ihbar mektupları damgasını vuracak.</p>
<p>Yüksek Askeri Şura, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Genelkurmay Başkanlığı Karargahında toplandı.</p>
<p>Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanlığı Karargahına gelişinde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ tarafından törenle karşılandı.</p>
<p>Şura’nın bu yılki ikinci olağan toplantısı, Çakmak Salonu’nda saat 09.30′da başladı. Toplantıya, Başbakan Erdoğan’ın yanı sıra, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Özel, 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Aslan Güner, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Doktrin Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Orgeneral Bekir Kalyoncu, Donanma Komutanı Oramiral Emin Murat Bilgel, Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Hüseyin Nusret Taşdeler, Genelkurmay İkinci Başkan Yardımcısı Orgeneral Bilgin Balanlı katılıyor.</p>
<p>Yüksek Askeri Şura toplantısının gündemini, başta personel, eğitim, disiplin konuları olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin planlı faaliyetleri oluşturuyor.</p>
<p>Toplantı öncesinde, basın mensuplarının kısa süreli görüntü almalarına izin verildi. Görüntü için basın mensupları iki grup halinde salona alındı.</p>
<p>Şura üyeleri, Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında öğle saatlerinde de Anıtkabir’i ziyaret edecek. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül. şura üyelerine Dışişleri Konutu’nda öğle yemeği verecek.</p>
<p>Şura’da alınan kararlar, Cumhurbaşkanı Gül’e sunulacak. Kararlar, daha sonra Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği tarafından kamuoyuna açıklanacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircsohbetchat.com/yuksek-askeri-suranin-yas-2009-kis-toplantisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boşatan gerekçe Facebook</title>
		<link>http://www.mircsohbetchat.com/bosatan-gerekce-facebook.html</link>
		<comments>http://www.mircsohbetchat.com/bosatan-gerekce-facebook.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 06:05:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircsohbetchat.com/?p=327</guid>
		<description><![CDATA[Amerika&#8217;da yapılan bir araştırmada, ülkede 2009 yılında hazırlanan her 5 boşanma dilekçesinden birinde &#8220;Facebook&#8221; geçtiği belirlendi.. Uzmanlara göre, eşler birbirlerini Facebook&#8217;ta kaçamak yapmakla veya Facebook&#8217;a dalıp birbirlerini unutmakla suçluyor.. Amerika merkezli Divorce Online tarafından yapılan araştırmada, rastgele 5 bin boşanma dilekçesi incelendi. Bu dilekçlerin yüzde 20&#8242;sinde, yani 989&#8242;unda Facebook&#8217;a en az bir gönderme yapıldı. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika&#8217;da yapılan bir araştırmada, ülkede 2009 yılında hazırlanan her 5 boşanma dilekçesinden birinde &#8220;Facebook&#8221; geçtiği belirlendi..</p>
<p>Uzmanlara göre, eşler birbirlerini Facebook&#8217;ta kaçamak yapmakla veya Facebook&#8217;a dalıp birbirlerini unutmakla suçluyor..</p>
<p>Amerika merkezli Divorce Online tarafından yapılan araştırmada, rastgele 5 bin boşanma dilekçesi incelendi. Bu dilekçlerin yüzde 20&#8242;sinde, yani 989&#8242;unda Facebook&#8217;a en az bir gönderme yapıldı.</p>
<p>Bu dilekçelerde yaş grupları gözetilmedi. Ancak Yaş grupları gözetildiğinde özellikle 35 ve daha genç evliller arasında boşanma dilekçesinde Facebook&#8217;a göndermelere artıyor. Araştırmayı yapan Mark Keenan,&#8221; Bu dilekçelerin çoğunda Facebook&#8217;ta yapılan sadakatsizlikler yer aldı&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircsohbetchat.com/bosatan-gerekce-facebook.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sirplar Soka Girdi</title>
		<link>http://www.mircsohbetchat.com/sirplar-soka-girdi.html</link>
		<comments>http://www.mircsohbetchat.com/sirplar-soka-girdi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Aug 2011 13:20:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[FK Rad Belgrad]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[kurban kesme]]></category>
		<category><![CDATA[maç öncesi kurban]]></category>
		<category><![CDATA[oyuncuları şaşırttı]]></category>
		<category><![CDATA[Sırbistan ekibi]]></category>
		<category><![CDATA[Sırp medyası]]></category>
		<category><![CDATA[sivas]]></category>
		<category><![CDATA[sivasspor]]></category>
		<category><![CDATA[yeni sezon öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[yigidolar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircsohbetchat.com/?p=507</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz cumartesi günü sezon açılış maçında FK Rad Belgrad&#8217;ı ağırlayan Sivasspor&#8217;un, misafir takım oyuncularında derin izler bıraktığı ortaya çıktı. Zira Yiğidolar birçok kulübümüzün yaptığı gibi yeni sezon öncesi sahada kurban kesme geleneğini sürdürünce bu duruma pek alışık olmayan Sırp oyuncuları şaşırttı. Sırp medyasına konuyla ilgili konuşan Rad Belgrad&#8217;ın kaptanı Radomir Kokovic, Sivas&#8217;ta sıra dışı bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mircsohbetchat.com/wp-content/uploads/sivasspor.jpg"><img src="http://www.mircsohbetchat.com/wp-content/uploads/sivasspor.jpg" alt="" title="sivasspor" width="260" height="228" class="alignleft size-full wp-image-508" /></a></p>
<p><strong>Geçtiğimiz cumartesi günü sezon açılış maçında  FK Rad Belgrad&#8217;ı ağırlayan Sivasspor&#8217;un, misafir takım oyuncularında derin izler bıraktığı ortaya çıktı.</p>
<p>Zira Yiğidolar birçok kulübümüzün yaptığı gibi yeni sezon öncesi sahada kurban kesme geleneğini sürdürünce bu duruma pek alışık olmayan Sırp oyuncuları şaşırttı.</strong><br />
<span id="more-507"></span><br />
Sırp medyasına konuyla ilgili konuşan Rad Belgrad&#8217;ın kaptanı Radomir Kokovic, Sivas&#8217;ta sıra dışı bir olayla karşılaştıklarını ifade etti. Sırp futbolcu, maçtan önce yaşadıklarını şöyle anlattı: &#8220;Isınmak için tünelden sahaya doğru gidiyorduk. Birden önüme koyunu sürükleyen iki adam çıktı. Aklıma ilk gelen şey bu koyunun takım maskotu olabileceği idi. Ancak kısa bir süre sonra elinde iki büyük bıçak olan biri daha geldi. Gerçekten çok korktuk ve tekrar soyunma odasına döndük.&#8221;</p>
<p>Maçın başlama saati yaklaştığında hakemin çağrısıyla tekrar sahaya çıktıklarını dile getiren Kokovic, sözlerini şöyle tamamladı: &#8220;O sırada tribünler coşmuştu. Büyük bir uğultu vardı. Sivassporlu futbolcular ise üzerlerine yerdeki başı kesilmiş koyunun kanını sürüyordu. Hatta takım kaptanları bana tokalaşmak için yaklaştığında elleri kan içindeydi. Sahada da kan izleri vardı. Onlar için belki bu durum son derece doğal bir manzara ama futbol sahasında böyle bir şeyi beklemezdim doğrusu. Bu olay bizi maç boyunca gerçekten olumsuz etkiledi ve sonuçta 4-1 yenildik. Türkiye&#8217;de yaşadıklarımızı uzun zaman asla unutamayacağım.&#8221;</p>
<p>Sırp basını ise İslam dininde kurban kesmenin ayrı bir önemi olduğunu belirterek Müslümanların bilhassa Kurban Bayramı süresince bu dinî görevlerini yerine getirdiklerini hatırlattı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircsohbetchat.com/sirplar-soka-girdi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzdivaçta ikinci şok</title>
		<link>http://www.mircsohbetchat.com/izdivacta-ikinci-sok.html</link>
		<comments>http://www.mircsohbetchat.com/izdivacta-ikinci-sok.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2009 06:02:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircsohbetchat.com/?p=216</guid>
		<description><![CDATA[İzdivaç&#8217;ta ikinci şok Tapu istiyor, vuracak tekmeyi g.t.me&#8230; Star TV&#8217;deki İzdivaç programını sunmaya başlayan Zuhal Topal, canlı yayın skandallarından yakasını kurtaramadı. İşte, Topal&#8217;ın bugünkü zor anları. Tam bir hafta sonra yine bir konuğun ağzından çıkan sözler karşısında şaşıran Zuhal Topal, durumu toparlamaya çalışsa da canlı yayın kazasını bir kez daha yaşamış oldu. KONUK CANLI YAYINDA [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İzdivaç&#8217;ta ikinci şok</p>
<p>Tapu istiyor, vuracak tekmeyi g.t.me&#8230;</p>
<p>Star TV&#8217;deki İzdivaç programını sunmaya başlayan Zuhal Topal, canlı yayın skandallarından yakasını kurtaramadı. İşte, Topal&#8217;ın bugünkü zor anları.</p>
<p>Tam bir hafta sonra yine bir konuğun ağzından çıkan sözler karşısında şaşıran Zuhal Topal, durumu toparlamaya çalışsa da canlı yayın kazasını bir kez daha yaşamış oldu.</p>
<p>KONUK CANLI YAYINDA &#8216;KIZILBAŞ&#8217; DEMİŞTİ<br />
Programa eş bulmak için katılan Güner Hanım&#8217;ın taliplilerinden evlerinin tapularının yarısını istemesi üzerine kendisine talip olan Salih Bey, ağzından bir söz kaçırdı.</p>
<p>VURACAK G..ME TEKMEYİ..</p>
<p>Böyle bir şartı kabul edemeyeceğini ifade eden Salih Bey&#8217;in, &#8220;Evin yarısını bana yapacaksın dedi&#8230; Şimdi yarısını buna yaparsam, öbür gün bana, vuracak tekmeyi g.t.me!&#8221; şeklindeki sözleri üzerine gözleri kocaman olan Zuhal Topal, &#8220;Tövbe estağfurullah&#8221; diyerek Salih Bey&#8217;e &#8216;sus işareti yaptı ve &#8220;Özür diliyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>AĞZINDAN KAÇTI ÖZÜR DİLİYORUZ<br />
Ancak Salih Bey hızını alamadı ve Zuhal Topal&#8217;ın müdahalesine rağmen durmayarak aynı cümleyi bir kez daha tekrar etti ve &#8220;Vuracak tekmeyi g.t.me&#8221; dedi. Zuhal Topal ise &#8220;Özür diliyoruz. Öyle şeyler söylemiyoruz. Ağızdan kaçtı, özür diliyoruz&#8221; diyerek durumu toparlamaya çalıştı.</p>
<p>Milliyet </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircsohbetchat.com/izdivacta-ikinci-sok.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi Üyeleriyle Görüştü</title>
		<link>http://www.mircsohbetchat.com/kilicdaroglu-parti-meclisi-uyeleriyle-gorustu.html</link>
		<comments>http://www.mircsohbetchat.com/kilicdaroglu-parti-meclisi-uyeleriyle-gorustu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Nov 2010 07:30:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircsohbetchat.com/?p=462</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 40&#8242;a yakın Parti Meclisi (PM) üyesi ile CHP Genel Merkezi&#8217;nde toplandı. Kılıçdaroğlu ile görüşen PM üyelerinin Kılıçdaroğlu&#8217;na desteklerini bildirdi. Kılıçdaroğlu ile PM üyeleri Parti Genel Merkezi&#8217;nde yaklaşık bir buçuk saat görüştü. Edinilen bilgiye göre Kılıçdaroğlu, PM üyelerine iç çekişmeleri bırakarak partiyi iktidara taşımak için çalışmaları gerektiğini belirtti. PM üyeleri de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 40&#8242;a yakın Parti Meclisi (PM) üyesi ile CHP Genel Merkezi&#8217;nde toplandı. Kılıçdaroğlu ile görüşen PM üyelerinin Kılıçdaroğlu&#8217;na desteklerini bildirdi.</p>
<p>Kılıçdaroğlu ile PM üyeleri Parti Genel Merkezi&#8217;nde yaklaşık bir buçuk saat görüştü.</p>
<p>Edinilen bilgiye göre Kılıçdaroğlu, PM üyelerine iç çekişmeleri bırakarak partiyi iktidara taşımak için çalışmaları gerektiğini belirtti.</p>
<p>PM üyeleri de tek tek söz alarak Kılıçdaroğlu&#8217;na görüşlerini bildirdi.</p>
<p>Dünkü PM toplantısında Tüzük Kurultayı için imza veren PM üyeleri de verdikleri imzaların Kılıçdaroğlu&#8217;nun Genel Başkanlığına karşı değil, tüzüğün değiştirilmesi için olduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Görüşmenin ardından genel merkezden ayrılan bazı PM üyeleri gazetecilere açıklamalarda bulundu.<br />
<span id="more-462"></span><br />
Üyelerden Malik Ejder Özdemir, tüzük kurultayı için imza veren meclis üyelerinin sanki genel başkana karşı olanlarmış gibi lanse edildiğini ancak bunun doğru olmadığını söyledi.</p>
<p>Eşref Karaibrahim&#8217;de görüşmede Kılıçdaroğlu&#8217;nun tüzüğün değişmesi gerektiğini söylediğini belirtti.</p>
<p>Karaibrahim, hiç bir zaman genel başkanla ilgili bir sorunlarının olmadığını söyledi.</p>
<p>Derviş Günday&#8217;da, Kılıçdaroğlu&#8217;na her zaman destek verdiklerini bildirdi.</p>
<p>-GÜRSEL TEKİN-<br />
Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin de partiden ayrılırken, yaptığı açıklamada, Kılıçdaroğlu&#8217;nun PM üyeleri ile son derece verimli bir toplantı yaptığını söyledi.</p>
<p>PM üyelerinin Kılıçdaroğlu&#8217;na desteklerini ifade ettiklerini belirten Tekin, kurultay talebinin olmadığını kaydetti.</p>
<p>&#8221;Yaşananların CHP içerisinde bir iç savaş varmış gibi&#8221; yansıtılmamasını isteyen Tekin, &#8221;CHP&#8217;de uzlaşılmayan bir sorun yok&#8221; dedi.</p>
<p>Tekin, dün çok sert açıklamaların yapıldığının hatırlatılması üzerine, &#8221;Sert sözler söylenmiş olabilir, dün dündür, bugün bugündür&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p>Tekin, eski Genel Sekreter Önder Sav&#8217;ın katıldığı bir canlı yayında kendisine yönelik sözler söylediğinin hatırlatılması üzerine, kendisinin hiç bir zaman büyüklerine karşılık saygısız bir demeç vermediğini, büyüklere saygısının sonsuz olduğunu kaydetti.</p>
<p>Kaynak: A.A.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircsohbetchat.com/kilicdaroglu-parti-meclisi-uyeleriyle-gorustu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ardanin Aski</title>
		<link>http://www.mircsohbetchat.com/ardanin-aski.html</link>
		<comments>http://www.mircsohbetchat.com/ardanin-aski.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 14:58:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[arda]]></category>
		<category><![CDATA[arda turan]]></category>
		<category><![CDATA[arda turanın aşkı]]></category>
		<category><![CDATA[ardanın aşkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircsohbetchat.com/?p=82</guid>
		<description><![CDATA[Gençlerbirliği maçında attığı golün ardından eliyle ‘E’harfi yaparak gösteren Arda’nın golü kime hediye ettiği belli oldu. Marie Clarie Masion dergisinin geçen sene Aralik sayisina röportaj yapan Arda derginin yapim asistani Eda Türkmen ilişki yaşadiği iddia ediliyor. Bu aşkin fotoğraflari ise İnternette dolaşiyor. İnternete düşen fotoğraflar Eda Türkmen’in yakin arkadaşi Pelin Nal ile 4 Kasim tarihinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.sonsayfa.com/images/haberler/arda_1.jpg" alt="" /><img class="alignnone" src="http://www.internethaber.com/images/other/u.20090103155633..jpg" alt="" width="300" height="227" /></p>
<p>Gençlerbirliği maçında attığı golün ardından eliyle ‘E’harfi yaparak gösteren Arda’nın golü kime hediye ettiği belli oldu.<br />
Marie Clarie Masion dergisinin geçen sene Aralik sayisina röportaj yapan Arda derginin yapim asistani Eda Türkmen ilişki yaşadiği iddia ediliyor.</p>
<p>Bu aşkin fotoğraflari ise İnternette dolaşiyor. İnternete düşen fotoğraflar Eda Türkmen’in yakin arkadaşi Pelin Nal ile 4 Kasim tarihinde birlikte kutladiklari doğumgünü yemeğinde çekilmiş.</p>
<p>1987 doğumlu olan Türkmen ile Arda’nin ilişkileri daha önce bazi internet sitelerine dedikodu olarak düşmüştü ancak Eda Türkmen’in kim olduğu bilinmiyordu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircsohbetchat.com/ardanin-aski.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilim adamlarını çekecek</title>
		<link>http://www.mircsohbetchat.com/bilim-adamlarini-cekecek.html</link>
		<comments>http://www.mircsohbetchat.com/bilim-adamlarini-cekecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 06:03:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircsohbetchat.com/?p=323</guid>
		<description><![CDATA[Alaton biyoteknolojide devrim yapıp ‘söylemden eyleme geçişi’ tetikliyor Geleceğin biyoteknolojide olduğuna inanan İshak Alaton’un yarattığı proje, ABD ve Avrupa’daki Türk bilimadamlarını Türkiye’ye çekecek. Alaton liderliğinde 20 Türk bilimadamı Avrupa merkezli bir fon kurdu. Alaton, “Fon 1 milyar dolara ulaştı, proje bekleniyor. Söylemden eyleme geçiyoruz” dedi. Biyoteknolojinin hızla gelişeceğini ve geleceğin sektörü olacağını öngören Alarko Holding [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alaton biyoteknolojide devrim yapıp ‘söylemden eyleme geçişi’ tetikliyor</p>
<p>Geleceğin biyoteknolojide olduğuna inanan İshak Alaton’un yarattığı proje, ABD ve Avrupa’daki Türk bilimadamlarını Türkiye’ye çekecek. Alaton liderliğinde 20 Türk bilimadamı Avrupa merkezli bir fon kurdu. Alaton, “Fon 1 milyar dolara ulaştı, proje bekleniyor. Söylemden eyleme geçiyoruz” dedi.</p>
<p>Biyoteknolojinin hızla gelişeceğini ve geleceğin sektörü olacağını öngören Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton’un yarattığı proje, Türkiye’yi bir biyoteknoloji merkezi haline getirecek. Alaton liderliğinde dünyada söz sahibi olan 20 Türk doktor, Alvimedica adlı bir şirket kurdu. Merkezi Danimarka olan bu şirket yüzde 100 Türk sermayesine sahip. İshak Alaton’un yönetim kurulu başkanı olduğu şirket ilk yatırımını Çatalca’da ilaçlı stent üreten bir fabrikaya yaptı. Alaton, bu şirketin kurulmasıyla söylemden eyleme geçişin tetiklendiğini belirterek, “Türk bilim adamları Danimarka ve İsveç’te bir fon kurdular, bu fon 1 milyar dolara ulaştı. Şu ana kadar sadece 25 milyon doları kullanıldı. Geri kalanı proje bekliyor” dedi.</p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı, tıp alanında teknoloji geliştiren Alvimedica’nın desteğiyle, Ulusal İnovasyon Girişimi ile Türk Amerikan Bilim Adamları ve Akademisyenler Derneği’nin (TASSA) katkılarıyla düzenlenen “Yaşam Bilim ve Sağlık Teknolojilerinde Yenileşim ve Çözüm Ortakları Kurultayı” başladı.</p>
<p>Türkiye yarışta önde</p>
<p>Kurultayda konuşan Alaton, 2050’li yıllara gelindiğinde 60 yaş üstü insanların oranının yüzde 36’ya çıkacağına dikkati çekerek, gıda ve enerji kaynaklarının sıkıntıya gireceğini, esas eksikliklerin ise biyoteknoloji alanında yaşanacağını bildirdi.</p>
<p>Biyoteknolojide yapılacak olan yatırımların 2020 yılında 7, 2050 yılında ise 18 kat artacağına işaret eden İshak Alaton, Amerika’daki Türk asıllı bilim insanlarıyla konuştuğunu ve herkesin çokkutuplu bir dünyanın ortaya çıkmaya başladığını anladığını dile getirdi. Alaton, 21. asrın 2001 yılında bittiğini ifade ederek, şöyle konuştu:</p>
<p>“Dünya çokkutupluluğa doğru gidiyor. Bugün dünyanın en iyileri sadece ABD’den değil Japonya’dan, Singapur’dan geliyor. Türkiye bu yarışın neresinde? Türkiye de bu yarışın içinde ve en önlerde. Umutlarınızı yeşertmek istiyorum. Türkiye’ye dönün. Siz çok şanslı insanlarsınız. Eyleme geçiş tetiklendi. Türk bilimadamları Danimarka ve İsveç’te bir fon kurdular. Bu fon 1 milyar dolara ulaştı. Şu ana kadar sadece 25 milyon doları kullanıldı. Geri kalanı proje bekliyor. İlk önce Yeşilköy’deki biyoteknoloji merkezini satın aldılar. 25 milyon dolarlık yatırımla Çatalca’da bir biyoteknoloji fabrikası kuruldu.”</p>
<p>NOBEL TIP ÖDÜLÜNÜ BİR TÜRK ALACAK</p>
<p>İshak Alaton, tanıştığı ve ismini vermediği bir Türk bilimadamı için, “Düşündüğüm birisi var, en geç 5 yıl içinde Nobel Tıp Ödülü’nü alacaktır” dedi. Alaton, hem doktoru hem de dostu olan Dr. Mehmet Öz’ün mesleğinin ticari hale gelmesi nedeniyle cerrahlığı bırakacağını anlattı.</p>
<p>‘Vadi’yi ABD’den geri dönen Türk bilimadamları kuracak</p>
<p>Alaton, bilim insanlarının çalışmalarının meyvesini vermeye başladığını belirterek, Türkiye’de de dünyanın en iyi “ilaçlı stent”inin yapıldığını ve Mart ayında da piyasaya çıkacağını söyledi. Türkiye’nin önümüzdeki 5 sene içinde biyoteknoloji dalında dünyanın en önünde koşacak ülke olacağına inandığını kaydeden Alaton, “Alvimedica olarak Çatalca’da bir Ar-Ge merkezi, biyoteknoloji vadisi oluşturmak istiyoruz. Bu büyük projede Amerika’dan dönen Türklere öncelik verilecek. Dünyada para çok. Para gidecek yer arıyor, yeter ki iyi bir fikriniz olsun” şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircsohbetchat.com/bilim-adamlarini-cekecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halime Nine tam tamına 135 yaşında</title>
		<link>http://www.mircsohbetchat.com/halime-nine-tam-tamina-135-yasinda.html</link>
		<comments>http://www.mircsohbetchat.com/halime-nine-tam-tamina-135-yasinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 20:40:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Günaydın]]></category>
		<category><![CDATA[Aygün köyü]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır'ın Kulp ilçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Halime Nine'yi canlı bir şekilde karşısında görünce]]></category>
		<category><![CDATA[Rus işgalinin Doğu ve Güneydoğu'daki katliamları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mircsohbetchat.com/halime-nine-tam-tamina-135-yasinda.html</guid>
		<description><![CDATA[Halime Nine tam tamına 135 yaşında. 7 çocuğu ve 150 torunu bulunuyor. Rus işgalinden, doğudaki katliamları, Mustafa Kemal’i dünmüş gibi hatırlayan Halime Nine, Uzun yaşamının sırrını böyle anlatıyor… Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Aygün köyü Sarıçobsan mezrasında ikamet eden 135 yaşındaki Halime Olcay, hafızasıyla görenleri şaşkına çevirirken Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye hazırlanıyor 7 çocuğu ve 150 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Halime Nine tam tamına 135 yaşında. 7 çocuğu ve 150 torunu bulunuyor. Rus işgalinden, doğudaki katliamları, Mustafa Kemal’i dünmüş gibi hatırlayan Halime Nine, Uzun yaşamının sırrını böyle anlatıyor…</p>
<p>Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Aygün köyü Sarıçobsan mezrasında ikamet eden 135 yaşındaki Halime Olcay, hafızasıyla görenleri şaşkına çevirirken Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye hazırlanıyor</p>
<p>7 çocuğu ve 150 torunu bulunan 135 yaşındaki Halime Nine, Rus işgalinin Doğu ve Güneydoğu’daki katliamları sırasında Mustafa Kemal Atatürk’ün Kulp’a gelerek düşmanları nasıl kovduğunu sanki dünmüş gibi heyecanlı bakışlarla anlattı.</p>
<p>135 yaşına kadar nasıl yaşadığını anlatan 150 torun sahibi Halime Nine, tamamen doğal ürünler yediğini ifade etti.</p>
<p>Bugüne kadar hiç doktor yüzü görmeyen Halime Nine, yaşlılıktan dolayı 23 yıldan bu yana hayatını yatakta sürdürüyor. Küçük bir odada, duvar dibine serili yer yatağında dinlenirken bulduğumuz Halime Nine, içeri girenleri gördüğünde artık güçten, takatten kesilmiş kollarının yardımıyla doğrulmaya çalıştıysa da ancak arkasına desteklenen yastıklarla oturabildi.</p>
<p>Rusların kendilerine eziyet ettiğini anlatırken, “Sarı saçlı, yeşil gözlü ve gaddardılar” diyen Halime Nine, kıtlıkta insanların ölülerini yediklerini ve Kulp çayı kenarına gelen Mustafa Kemal’i gördüğünü de ekliyor.</p>
<p>Ailesinin neredeyse tamamını savaşlarda kaybettiğini anlatan Halime Olcay’ın, bir yıl önce nüfus kütüklerinin bilgisayar ortamına aktarılması çalışmaları yapılırken bir insanın bu kadar yaşaması imkansız denilerek kaydı dondurulmuş.</p>
<p>Daha sonra köye gelen ilçe Kaymakamı Ahmet Günaydın, Halime Nine’yi canlı bir şekilde karşısında görünce hem kimliğinin hem de yaşlılık maaşının tekrar bağlanması talimatı verdi.</p>
<p>135 yaşındaki Halime Nine, tekrar yaşlılık maaşına kavuşmayı sabırsızlıkla bekliyor. Halime Nine’nin torunu Ersin Olcay, “Ninem 01.07.1874 doğumlu.</p>
<p>Tam 135 yaşında. Ninem, 23 yıldır yaşlılıktan dolayı yatakta yaşıyor. Ninem sağlıklı hayatın sırrı olarak doğal ıspanak, mantar, pancar ve hayvani ürünler yediğini söyler bize.</p>
<p>Ninem, baş ağrıları dışında hiç doktora gitmemiş, tamamen dogal ilaçlarla tedavi oluyor. Rus işgalinin doğu ve güneydoğudaki katliamları sırasında Mustafa Kemal Atatürk’ün Kulp’a gelerek düşmanları nasıl kovduğunu bize anlatırdı” diye ifade etti.</p>
<p>Diğer torun Kadri Olcay da, “Ninem daha önce yaşlılık maaşı alıyordu ancak yaşlılık maaşı kesildi. 135 yaşında bir insanın yaşaması mümkün değildir diyerek ninenim yaşlılık maaşı kesildi.</p>
<p>Ancak ilçe Kaymakamız köyümüzü ziyareti sırasında ninenim yaşadığını gördükten sonra tekrar maaşının bağlanması için girişimlerin yapılacağını söyledi.</p>
<p>Ninem yatalak olduğu için yine ilçe kaymakamlığı tarafından tekerlekli sandalye verildi. Halime ninem bizlere hep Rus işgalini anlatırdı.</p>
<p>Rus askerleri kadın erkek demeden herkesi bir odaya toplayarak üzerlerine benzin döktükten sonra ateşe vererek hepsini öldürmüş.</p>
<p>Hamile kadınların karınlarına silahlarının süngülerini batırarak katliam yaptıklarını ve çok eziyet ettiklerini anlatırdı. Ninem Atatürk’ten hep övgüyle söz ediyor. Anlatırken bile heyecanlanıyor” dedi.</p>
<p>Türkçe bilmeyen ve yanlızca Kürtçe konuşabilen Halime Nine’nin yaşlılıktan dolayı kulakları ağır işitiyor. Halime Nine, “Burada Ermeniler ile Ruslar herkesi öldürüyordular.</p>
<p>Benim 7 tane amcamı öldürdüler. Herkesi bir odaya toplayıp yaktılar. O zaman Atatürk geldi ve bizleri onların elinden kurtardı.</p>
<p>Uzun yaşamam ise tamamen doğal bitkiler yememden kaynaklanıyor. Pırpar ve benzeri ürünleri bu yaşıma kadar yedim, bir de tere yağı ve peynir çok yerim” şeklinde konuştu. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mircsohbetchat.com/halime-nine-tam-tamina-135-yasinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

