Bir Amerikalı, bir İtalyan, bir de bizim Karadenizli Temel, hep birlikte bir inşaatta çalışıyormuş. Her gün yemek torbalarını açıyorlar; Amerikalınınkinden Hamburger, İtalyalınınkinden spagetti, bizim Temelinkinden de hamsi çıkıyormuş. Bir gün, iki gün derken bunlar dayanamamış, yarın da aynı yemekler çıkarsa hep birlikte intihar edelim diyerek, karar almışlar. Ertesi gün torbalarını açmışlar ki ne görsünler; gene aynı yemekler. Hep birlikte intihar etmişler.Bunların hanımları cenaze töreninde bir araya gelmiş.
Amerikalının eşi:
- Söyleseydi yemeği değiştirirdim. İntihar etmesine gerek yoktu. diyerek ağlıyormuş.
İtalyalının eşi de:
- Bu kadar basit bir konu için intihar mı edilir. Söylese değiştirirdim diyerek ağlıyormuş.
Temelin karısı ise;
- Aaaah, aaahhh, her gün yemeğini kendi hazırlardı diyerek ağlıyormuş.
Bir şirketin kapısında bir ilan aşılmış, şöyle yazıyor:
“Dakikada 70 kelime yazabilen Bilgisayar bilen Yabancı dili olan eleman aranıyor”
Bir köpek oradan geçerken bu ilanı görüyor..bi süre bakıyor bakıyor,derken ağzıyla kağıdı yerinden söküp ofise giriyor, doğru müdürün odasına…ve müdürün karşısına geçip ağzında kağıtla ona öylece bakıyor… Adam bunu görünce kahkahayı basıyor….
“Hahahahahahaaa ama ben bir köpeği ise alamam ki??”
Ama köpek ısrarla kağıdı adama uzatıyor…ve müdür sonunda diyor ki
“peki o zaman sana bi mektup vericem bunu yaz bakalım”
Köpek kağıdı alıyor, bilgisayarın başına geçiyor, gayet güzel tıkır tıkır mektubu yazıp bitiriyor…
Müdür şok oluyor,ama bozuntuya vermeden bu sefer diyor ki:
“Bak şöyle şöyle bir uygulamaya ihtiyacımız var, buna bir program yaz çalıştır bakalım..”
15 dakika sonra köpek bilgisayarda o problemi çözecek süper hızlı bir uygulama yazıyor, adam inceliyor ve dumur oluyor….artık söyleyeceği tek şey kalıyor:
“Sen inanılmaz bir şeysin!!! Ama yine de seni işe alamam…ne yazık ki senin her şeyin mükemmel ama yabancı dilin yok”
Ve köpek cevabı yapıştırıyor:
“Miaaooooowwwwww”
Bir grup kaplumbağa pikniğe gitmeye karar vermişler. Bunlar böreklerini almışlar, koyulmuşlar yola… Piknik yerine gitmeleri de 1 yıl sürmüş. Kaplumbağalar da tuz olmadan yaşayamazlarmış yolda giderken bütün tuzu bitirmişler.1 yıl geçmış sonunda piknik yerine ulaşmışlar neyse böreklerini açmışlar bir bakmışlar ki; tuzları bitmiş. Elbette tuzsuz yaşayamazlar, kim gitsin derken en yaşlıları gitse gelene kadar ölür en iyisi “en gencimiz gitsin” demişler. Genç kaplumbağa da kabul etmiş ama “bir şartım var” demiş:
- Ben gidip gelene kadar kimse bu börekleri yemeyecek.
Herkes kabul etmiş.
Genç kaplumbağa gitmiş. Aradan 6 ay geçmiş yaşlı kaplumbağa ölmek üzereymiş, herkes “sen ye yaşlısın ölüceksin.” demiş.
O :
- Hayır söz verdim gelene kadar yemiyecem.
1 senenin dolmasına cok az kalmış ki yaşlı kaplumbağa dayanamamış tam elini böreğe uzatmış çalıların arasından genç kaplumbağa çıkmış:
-Yaa ! Demek ki gitseydim börekleri yiyecekmişsin…
Ördek bara girer ve barmen’e:
- ekmek var mi
- yok
- ekmek var mi
- yok
- ekmek var mi
- yok
- ekmek var mi
- yok dedik ya
- ekmek var mi
- eger bir daha sorarsan seni duvara civilerim
- civi var mi
- yok
- ekmek var mi
Maymunun biri bir gün ormanın derinliklerine doğru yol alıyormuş. Birden karşısına son hızla kaçan bir ayı çıkmış. Seslenmiş :
– Hoop ayı kardeş niye kaçıyorsun ?
– Hiç sorma maymun kardeş, ormanı maliyeciler bastı.
– Eeee ne var bunda?
– Eeesi varmı bende kürk, hanımda kürk, çocuklarda kürk ben kaçmayım da kimler kaçsın?
Ayı kaçarken maymun da yoluna devam eder. Bir süre sonra karşısına hızlı bir şekilde kaçmaya çalışan kaplumbağa gelir. Maymun sorar :
– Hooop kaplumbağa kardeş niye kaçıyorsun?
– Hiç sorma maymun kardeş, ormanı maliyeciler bastı.
– Eee ne var bunda ?
– Eeesi varmı, bende ev, hanımda ev, çocuklarda ev ben kaçmayım da kimler kaçsın deyip kaçmaya devam eder.
Maymun da ormanın derinliklerinde ki gezintisine devam eder. Birden karşısına yırtık uçurtma gibi kaçmaya çalışan leylek gelir.Seslenir :
–Hoop leylek kardeş niye kaçıyorsun?
–Hiç sorma maymun kardeş. ormanı maliyeciler bastı.
–Eee ne var bunda ?
–Eesi varmı? Bende yazlık, hanımda yazlık, çocuklarda yazlık deyip yoluna devam eder. Maymun gezintisine devam ederken birden dönüp kaçmaya başlar, bir süre kaçtıktan sonra birden durur.
–Ulan ben niye kaçıyorum? Benim k*çım açık, hanımın k*çı açık, çocukların k*çı açık…
akılhastanesinde haftanın akıllısını seçecek doktorlar duvara kapı resmi çizerler ve delilere söylerler kim bu kapıyı açabilir hepsi sıra sıra açmayı dener biri arkada onlara bakarak güler doktorlar kendi aralarında konuşur ve akıllı deli diye seçerler sonra deliye sorarlar neden gülüyorsun diye deli derki açamazlar doktor neden diye sorar çünkü kapının anahtarı bende der…
UEFA ÇALISANLARININ iSYANI
UEFA bilgisayar programcilarini isten cikardi,(reuters-cenevre)
UEFA merkezinden yapilan aciklamaya gore fenerbahce hakkinda bilgi almak icin uefa/championsleague.com sitesine girenler, “bu isimde bir takim kayitlarimizda bulunmamaktadir” yanitini almalari uzerine şikayette bulunmuslar.
yapilan arastirmada bilgisayar sisteminin sampiyonlar liginde puan alamayan takimlari kaydetmedigi ortaya cikmis.
bilgisayar bolumu sefi hans gunter “hatamizi kabul ediyoruz,bilgisayar
programini hazirlarken iki buyuk ihtiyatsizligimiz oldu;ilki bir takimin hic puan alamayacagini aklimiza getirmememiz, ikincisi ise fenerbahcenin
sampiyonlar ligine katilabilecegi ihtimalini ongormememiz ” aciklamasini yapmis…
Bir Amerikali ile Japon safari’ye çıkmışlar. Her ikisi de son teknolojik silahlarıda birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış. Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş :
-Ne o, aslandan hizlı mı koşacaksın ?
-Yoo, senden hızlı koşsam yeter.
Futbol maçında seyirciler yanlış kararlar veren orta hakeme bağırmaktadırlar:
- İ… hakem, i… hakem!!!!
Bu çirkin tezahurat üzerine orta hakem, yan hakemlerden birinin yanına koşar ve şiddetle çıkışır:
- İlişkimizden kimlere bahsettin?
Kadının biri birgün doktora gider.Doktor Bey der artık kocam benimle ilgilenmiyor.Her gece yatağa yattığımızda benim varlığımdan bile habersiz sırtını dönüp yatıyor der.Doktor kadına sorar peki kocanızın dikkatini çekecek veya onu kışkırtacak ne olabilir diye sorar.Kadında vallaha doktor bey kocam için varsa yoksa Fenerbahçedir der. Bunun üzerine doktor tamam der.Sen şimdi gece yatmadan önce üzerine bir GAlatasaray forması giy ve öyle yatağa gir der. Adam gece karısını Galatasaray forması ile görünce bir boğa gibi azar ve karısını tatmin eder. Kadın artık artık her gece her gece kocasının bu azgınlığından yorulmaya başlar. Tekrar doktorun yanına gider ve doktora der ki: Doktor Bey dediğiniz gibi yaptım.Bu seferde adam gece gündüz hiç boş durmuyor.Sürekli tepemde der. Doktorda bunun üzerine kadına tamam kocan artık senin elinde der. Eğer kocanın o gece seninle ilgilenmesini istemiyorsan Fenerbahçe forması giy der. Kadında doktorun tavsiye ettiği gibi o gece Fenerbahçe forması giyerek yatağa yatmış. Adam yatak odasına girdiğinde karısını o halde görünce pis pis gülmüş ve demiş ki: Ya biz adamı mike mike Fenerli yaparız demiş..