Hasta Cimbomlu gerçektende hasta olur ölüm dösegine düser. Her
zaman maçlara gittigi fanatik arkadaslari ziyaretine gelirler.Son defa
görelim derler.
” Allahin takdiri,elden birsey gelmez ama bir son istedigin varsa bari
onu yerine getirelim
” O zaman beni FB’ye üye yapin!
Herkes birbirine bakar:
“Yaav sen dogustan Galatasaray’lı degil misin? Ne yapiyorsun sen?
Hasta Galatasaray’lının birden yüzü güler:
“Ülen, bir CimBomlu ölecegine bir FB’li ölsün be!
kemal ile hasan müthiş bir futbol meraklıları imişler.öyleki ahirette futbol olup olmadığını bile merak edermişler.bir gün hasan ölüm döşeğine düşmüş.kemalde baş sağlığına gitmiş.
kemal;
-hasan allahiinşallah sana şifa verir iyileşirsin olduki ölürsen senden bir isteğim var.demiş
hasan;
-söyle ölen bir adam senin isteğine nasıl karşılık verirki.demiş
kemal;
-olurda ölürsen bana ahirette futbol olup olmadığını rüyama girip söylermisin.demiş
hasan;
-oğlum düşündüğün şeye bak tabiki haber veririm hem biliyorsun senin kadar bende merak ediyorum.demiş
ve hasan sizlere ömür.gel zaman git zaman aradan altı ay geçmiş.hasan kemalin rüyasına girmiş ve havadisleri vermeye başlamış.
hasan;
-kardeşim burası harika bir yer.bu arada sana bir iyi birde kötü haberim var.önce hangisini söylüyeyim
kemal;
-önce iyiyi söyle o zaman
hasan;
-ahirette öyle bir futbol varki dünyadaki furbola beş basar
kemal-;
eee kötü hebr ne peki
hasan;
-haftaya santraforumuz sensin.
Galatasaraylı arif 6-0 lık FB mağlubiyetinden sonra sokağa çıkamaz olmuş, ama böylede olacak gibi değil zaman geçmiyor, neyapayım diye düşünürken, aklına bir fikir gelir ve kılık kıyafetini değiştiri ve tanınmayacak bir şekilde
sokağa çıkar gezer dalaşır. Enson bir kafeteryaya girer bir çay içer, ama yan masada
bir yaşlı teyze nehaber arif der. arif hemen kalkar
ve doğru eve gider. moreli bozulur, canı sıkılır beni nasıl tanıdı diye kara kara düşünür. Ertesi gün dayanamaz tekrar aynı şekilde çıkar gezer dolaşır ve aynı kafeteryaya girer, yine çayını içer ve yine yanmasandan bir teyze nehaber arif der. Arif dayanamaz ve ya teyze bunca kişi beni tanımadıda sen nasıl tanıdın der.
-Ya ne teyzesi oğlum benim ben kaptan bülent der.
Hasta Fener’li, gerçekten de hasta olur ve ölüm döşeğine
düşer.
Her zaman maçlara birlikte gittiği fanatik arkadaşları ziyaretine gelirler son defa görelim diyerek…
- Allah’ın takdiri… Elden birşey gelmez ama son bir istediğin varsa bari onu yerine getirelim..
- O zaman beni galatasaraya üye yapın !..
Herkes birbirine bakar :
- Yav sen doğuştan Fener’li değil misin ?.. Ne yapıyorsun sen?!..
Hasta Fenerbahçelinin birden yüzü güler :
- Ülen !.. Bir Fenerli öleceğine, bir galatasaraylı ölsün be !..
Bir müfettiş,İlköğretim okulu 2. sınıflardan birine teftiş için girer.Arka sıralarda oturan mahçup bir öğrenci müfettişin dikkatini çeker.
-Kalk bakalım evladım.Alfabemizde kaç harf var söyler misin?
-Öğrenci 25 der ve başlar harflerin adını söylemeye.Yalnız 4 harfi söylemeden geçer.
-Müfettiş olmadı,29 harf olması lazım der ve harfleri yeniden söylemesini ister.
-Öğrenci harfleri tekrar söyler ,sonuç yine aynı…….25…
-Bu sırada uyanık bir öğrenci söz alır.
-Öğretmenim o Fenerlidir….U.E.F.A yı bilemez
Adamın birinin kartalı varmısh ve s harflerini söyleyemezmiş c söylermiş. neyse bu adamın karşı komşusununda bi kanaryası varmısh tatile çıkacekken karşı komşusuna yan kartalın sahibine teslimetmiş kuşu baksınlar die ..
Kartalın sahibi kanaryayı koymush kartalada sıkı sıkı tembih etmiş sakın ha rahat dur hayvancasa bişi yapma fln ..
Ertesi gün adam bi bakıyo kanarya darmadağın bağırıyor kızıyor naptın fln die kartala
Kartalda cvp verir;
“Cik cik dedi, ciktim onu!!!”
Bir beşiktaşlı taraftar ile bir fener bahçeli taraftar derby maçına gitmek için taksi ye binerler bu arada beşiktaş taraftarı fenerliye sen beş para etmezsin der.diğeride ona karşılık verir asıl sen beş para etmezsin sonunda inönü stadına gelirler.beşiktaşlı taksiciye sorar :
- ne kadar
taksici :
- 5 ytl
başiktaşlı taraftar :
- peki bu olmasaydı kaç para alırdın ?
taksici :
- yine 5 ytl der…
beşiktaşlı taraftar fenerliye döner ve der ki :
- gördün mü 5 para etmezsin…
beşiktas baskanı yıldırım demirören bigün bi berbere gider.berberde bi güzel traş olur tam çıkacakken elini cebine atar o sırada berber aman efendim siz besiktaşın koskoca başkanısınız sizden para almam der.bunun üzerine yıldırım demirören ertesi gün berbere hediye olarak tüm futbolcularının birer üniformasını gönderir.
sonra fenerbahçeden aziz yıldırım bu berbere gider tabiki aynı muamele.bi güzel trasını olur çayını içer tam çıkacakken elini cebine atar ama nafile berber yine parayı almaz.bunun üzerine ertesi gün aziz bey hediye olarak bir yıllık kombine biletini hediye olarak berbere yollar.
bu seferde özhan canaydın bu berbere gider trasını olur çıkarken tabiki bizim berber yine para almaz.siz ki avrupa fatihi cimbomunun baskanısınız efendim sizden para almak olur mu der.bunun üzerine ertesi sabah bi bakarki dükkanın önünde cimbomlu yöneticilerin hepsi kuyruğa geçmis…..beleş ya…)
“Hiç bir fenerbahçe taraftarının;
1- Renkli televizyondan Türkiye Kupası’nı aldıklari töreni izleyemediğini;
2- İnternetteki forumlarda Türkiye kupası zaferi kutlayamadığını;
3- Türkiye kupasini kazandiklarini sms ile eşe dosta haber veremedigini;
4- Kazandıkları kupanın cep telefonuna entegre kamerasıyla çektikleri
fotografını mms ile arkadaşlarına gönderemediğini;
5- Özel tv ve radyo kanalllarından “Türkiye Kupası’nı Fenerbahçe kazandı”
anonsunu dinleyemedigini;
6- 1983 doğumlu Fenerbahçe taraftarlarının 7-4 cumhurbaşkanı, 15 hükümet
görmelerine ragmen (ki görev sürelerinin bitmesine 1 ve 1,5 sene var) hala
Türkiye Kupası göremediğini biliyor muydun?”
Fenerbahçe Türkiye Kupası’nı en son aldığında,
· Kenan Evren Cumhurbaşkandı, Turgut Özal 1983 sonunda başbakan oldu.
· Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Alpaslan Türkeş
yasaklı liderlerdi.
· DSP, SHP, MHP, CHP siyaset sahnesinde henüz yer almamıştı.
· 12 Eylül sonrasının yerel seçimleri henüz yapılmamış, Bedrettin Dalan
İstanbul Belediye Başkanı olmamıştı.
· Koç Grubu’nun patronu Vehbi Koç’tu ve görevi Rahmi Koç’a devretmemişti.
· Ünlü illüzyonist Zati Sungur hayattaydı.
· İstanbul Atatürk Havaalanı’nın adı “Yeşilköy Havaalanı” idi.
· Vatandaşlıktan çıkarılan Cem Karaca yurda dönmemiş, “Ben bir ceviz
ağacıyım Gülhane Parkı’nda” şarkısını yapmamıştı.
· Türk Halk Müziği sanatçısı Ruhi Su hayattaydı.
· Usta sinemacı Yılmaz Güney hayattaydı.
· Adile Naşit hayattaydı.
· Alışverişlerimizde 5 liralık banknot kullanabiliyorduk.
· Jupp Derwall Galatasaray ile anlaşmamıştı.
· Askerlik 18 aya henüz inmemişti.
· Microsoft, Windows’u yapmamıştı.
· İnsanlık henüz internetle tanışmamıştı (daha 7-8 yıl beklemesi
gerekecekti)
· Çernobil nükleer santralı patlamamıştı.
· Cep telefonu, araç telefonu yoktu.
· Telsiz kullanmak yasaktı.
· Taksilerde taksimetre yoktu.
· Apple Macintosh bilgisayarlar icat edilmemişti.
· Philips CD’yi daha yeni üretilmişti.
· Şehirlerarası telefon görüşmeleri için 031′i arar, kayıt verirdik.
· Haberleşmede telex kullanılırdı.
· Televizyonumuz siyah beyaz ve tek kanallıydı (TRT). Renkli televizyonumuz
zaten yoktu.
· Sovyetler Birliği dağılmamıştı. Almanya, doğu ve batı olmak üzere iki
parçaydı; Berlin duvarı yıkılmamıştı.
· Emre Belezoğlu 3, Hasan Şaş 7, Tuncay Şanlı 1, Nihat Kahveci 4 yaşındaydı.
(Toplu liste aşağıda)
· KDV icat edilmemişti.
· 2. Boğaz Köprüsü yoktu.
· Otoyollar yoktu.
· AIDS yoktu.
· Üzerimizde döviz (dolar, mark v.s.) bulundurmak suçtu.
· İran ile Irak savaşıyordu.
· Telefon numaraları İstanbul’da 6, diğer kentlerde ise 4 veya 5 rakamlıydı.
· Celal Bayar hayattaydı.
· Naim Süleymanoğlu Bulgar vatandaşıydı (Naim Süleymanof)
· V.s. V.s.
SON KUPADA KİM KAÇ YAŞINDAYDI?
1. Volkan Demirel Doğum tarihi: 27.10.1981: 2 yaşında
2. Fabio Luciano Doğum tarihi: 29.04.1975: 8 yaşında
3. Servet Çetin Doğum tarihi: 17.03.1981: 2 yaşında
4. Stephen Appiah Doğum tarihi: 24.12.1980: 3 yaşında
5. Ümit Özat Doğum tarihi: 30.10.1976: 7 yaşında
6. Mahmut H. Erdoğdu Doğum tarihi: 01.06.1983: O sene doğdu
7. Mehmet Yozgatlı Doğum tarihi: 09.01.1979: 4 yaşında
8. Zafer Biryol Doğum tarihi: 02.10.1976: 7 yaşında
9. Tuncay Şanlı Doğum tarihi: 16.01.1982: 1 yaşında
10. Marcio Nobre Doğum tarihi: 11.06.1980: 3 yaşında
11. Marco Aurello Doğum tarihi: 15.12.1977: 6 yaşında
12. Kerim Zengin Doğum tarihi: 13.04.1985: 2 sene sonra doğdu
13. Can Arat Doğum tarihi: 21.01.1984: 1 sene sonra doğdu
14. Gürhan Gürsoy Doğum tarihi: 24.09.1987: 4 sene sonra doğdu
15. Önder Turacı Doğum tarihi: 14.07.1981: 2 yaşında
16. Alex de Souza Doğum tarihi: 14.09.1977: 6 yaşında
17. Selçuk Şahin Doğum tarihi: 31.01.1981: 2 yaşında
18. Serdar Kulbilge Doğum tarihi: 07.07.1980: 3 yaşında
19. Semih Şentürk Doğum tarihi: 29.04.1983: O sene doğdu
20. Deniz Barış Doğum tarihi: 02.07.1977: 6 yaşında
21. Kemal Aslan Doğum tarihi: 24.10.1981: 2 yaşında
22. Olcan Adın Doğum tarihi: 30.09.1985: 2 sene sonra doğdu
23. Serkan Balcı Doğum tarihi: 22.08.1983: O sene doğdu
24. Rüştü Reçber Doğum tarihi: 10.05.1973: 10 yaşında
25. Nicolas Anelka Doğum tarihi: 14.03.1979: 4 yaşında
”yormunu size bırakıyorum”
BJK-LİVERPOOL MAÇINDAN SONRA İNTERNETTEKİ ESPRİLER:
• Çarşı 8-0′a da karşı!
• Her yıl 6 kasımın Galatasaray (FB: 6 GS :0 ) ile birlikte kutlanması çalışmaları başlatılacaktır.(maç günü tam 6 kasıma denk geldi)
• Beşiktaşın ismi Sekiztaş olarak değiştirilecektir: ’5iktaş out, 8taş in!’
• 8-0′lık skorlar kulağa garip gelmesin diye kalan tüm Avrupa maçlarına da PAF takım değil hentbol takımı çıkarılacaktır.
• Liverpool maçında oynayan futbolcuların Avrupaya çıkışı ikinci bir emre kadar yasaklanmıştır.
• Pancu ve Bobo nun kaleci olması kararlaştırılmıştır. (Hangisi as hengisi yedek yönetim kurulu toplantısı sonrası açıklanacaktır.)
• Bu arada şampiyonlar liginde 8 gol yiyerek rekor kırılması sebebiyle kulüp binasında tören yapılması bu goleri yiyerek rekora katkı yapan futbolculara şilt ve beratlarının verilmesi kararlaştırılmıştır.
• Maç esnasında kullanılmak üzere Yıldırım Demirören’e de hakemlerde kullanılan telsiz verilmiş olup kendisi tarafından beğenilmeyen pozisyonlara maç içinde anında müdahale hakkı tanınmıştır. Maç Demirören istediği an durdurularak istediği yerden yeniden başlanacaktır.
• Bu maçla ilgili maçtan önce “Beşiktaş Marsilya taktiğiyle oynayacak” diye okumuştum bi yerlerde.. Marsilya tekzip talebinde bulunmuş mudur o gazeteden?